logo

20 Kasım 2017

İklim Zirvesi(COP23) Bitmişken

Pasifik ülkesi ve resifleri ile ünlü bir adalar (322 ada) ülkesi olan Fiji başkanlığında bir İklim Değişikliği Taraflar Konferansı daha nihayete erdi. Türkiye Paris İklim Değişikliği anlaşmasının yürürlüğe gireceği 2020’de yapılacak İklim zirvesi (COP26) ‘ya aday olduğunu hatırlatırım. Bir önceki yazımızı okumanızı tavsiye ederim.

Türkiye kamuoyuna ‘Türkiye Rest Çekti’ diye haber yayımlanırken sonuna kadar müzakere etmemiz gerektiğini belirtmemiz gerekir, rest haberleri biraz abartı gibi.. Zira İklim Değişikliği Zirvesinde konuşulan konular rest çekilemeyecek kadar önemlidir. Müzakere konusunda ufaktan eğitimler arttırılmaya başlanmalıdır. Müzakere Teknikleri Eğitimi Akademisi kurulmalı ve artan rolümüze katkı vermeye hazırlanmalıdır. Müzakere ekibi, iklim zirvesine katılan her kurum temsilcisini, STK’yı ve uzmanı müzakerelerde yeteri kadar kullanamıyor. Müzakere ekibimiz daha güçlü olmalıdır. Diğer yandan ülke kamuoyumuz iklim, çölleşme ve biyoçeşitlilik müzakerelerine pek duyarsız kalıyor. Bunun en önemli nedenlerinden birisi bu konuda gazetecilerin azlığıdır. Bu konuları takip eden uzman gazeteciler yetiştirilmelidir. Günün fosili hikayeleri bizim eksikliğimiz.

Çevre ve Şehircilik Bakanımız Mehmet Özhaseki ile dönem başkanlığını yürüten Fiji Başbakanı Frank Bainimarama ile bir araya geldi ve oldukça sıcak görünen bir ikili görüşme yaptılar. Bakanımız Konuşmasında; Ülkemizin Kalkınmış ülke listesinden kalkınmakta olan ülke listesine alınmamız gerektiği ve böylece fonlardan faydalanma imkanının verilmesi ve emisyon taahhüdünden muafiyet sağlanması gerektiği ifade edilmiştir.

Yeşil İklim Fonuna kisi başı en büyük katkıyı yapan ülkeyiz fakat henüz yeteri kadar faydalanamıyoruz. Bu fonlardan faydalanma önündeki amacımıza Almanya gayet epey katkı verdi. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri üzerinde de çalışan ülkemiz 13. Hedef olan İklim Eylemi üzerinde çalışmalarına devam ediyor.
Iklim Değişikliği ile Mücadele için sadece Yeşil İklim Fonu olmadığını ifade edelim. İklim Uyum Fonu, Küresel Çevre Fonu, İklim Yatırımları Fonu, Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletlerin çeşitli organları ile ülkemize çeşitli fonlar geliyor. Fakat bu fonları yani parayı pek değerlendiremediğimiz ve projeyle hesaptan çekemediğimiz için gerigidiyor. Halbuki projeler yazıp bu para kaynaklarını hem ülkemizde hemde gönül coğrafyamızda kullanırız. Gönül coğrafyası derken iklim zirvesinde taleplerimize karşı çıkan ve daha çok ada devletleri ve Afrika devletlerine sahip çıkan ‘G77+Çin Grubu'nu ikna edersek kazanırız ve amacımıza ulaşırız. Çin Hükümetini ikna etmek pek mümkün değildir. 


Foto 1. Fiji Adaları Pasifik Okyanusunda 322 adadan oluşur.

Dünya’dan Kısa Haberler
Avrupa Rüzgâr Enerjisi Birliği, WindEurope tarafından açıklanan verilere göre 28 Ekim 2017, Cumartesi günü Avrupa'nın elektrik talebinin yüzde 24,6'sı rüzgar enerjisinden sağlandı. Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) verilerine göre Türkiye'de şimdiye kadar toplam üretimde rüzgâr enerjisinin payı yüzde 16,6'lık en yüksek noktasına 5 Ağustos 2016 günü ulaşmıştı.

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) 2017'nin şimdiye kadar kaydedilen en sıcak ikinci yıl olabileceğini açıkladı. 2016'nın El Niño etkisi ile en sıcak yıl olarak kayda geçtiği hatırlatılmaktadır.

Arnavutluk geçen sene ağaç kesmeyi yasakladı. Yeni Zelanda’nın yeni başbakanı benzer şekilde ağaç kesmeyi yasaklıyor. Belçika kömür santrallerini kapatırken, Oslo, Hamburg gibi kentler otomobil girişini yasaklıyor, Hollanda gibi içten yanmalı motorların alım satımını engelleyecek kararlar alan, ayrıca planlara başlayan ülkeler ve kentler var. İtalya Kömürden Çıkış Planını açıkladı ve buna göre kömür santrallerini 2025’e kadar kapatacağını, enerjiden kaynaklanan emisyonların %39’unun azaltılacağını açıkladı. Almanya’da 52 Şirket ortak bir deklarasyonla Merkel yönetimine İklim Eylemini Yükselt çağrısı yaptı. İngiltere ve Kanada'nın başını çektiği 25 ülke, eyalet ve şehir iklim değişikliğiyle mücadele için kömür tüketimine karşı bir ittifak oluşturdu.

Sonuç Olarak
Paris İklim Değişikliği Anlaşmasının Kural kitabı bir sonraki zirveye kadar hazırlanamayacağı öngörülünce ara bir zirve yapılmasına karar verildi.  Diğer yandan COP24 gelecek yıl Polonya’nın Katowice kentinde gerçekleşecek. O gün de bunların aynısını konuşacağız sanırım. Bu arada birçok ülke “Kömürden Çıkma Senaryoları” açıklamaya başladı.

Paris İklim Değişikliği Anlaşması’nın özellikle özel sektöre sunduğu fırsatlar kaçmaya başladı. Özel Sektör hukukçuları ve iş geliştirme uzmanları harıl harıl Paris İklim Değişikliği Anlaşması metni üzerinden çalışmalara yoğunlaşmalıdır. Bu konudaki fuarları kaçırmamalıdır.

12 Kasım 2017

İklim Zirvesi (COP23) Bonn’da Başlarken

İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 23. Taraflar Konferansı (UNFCCC COP 23) FIJI adına Almanya- Bonn’da başladı. Konferans 6-17 Kasım 2017 tarihlerinde devam edecek. Fiji Adaları başkanlığında Bonn şehri; Taraflar Toplantısı (#COP 23), Kyoto Protokolü Taraflarının Toplantısı (#CMP 13) ve Paris Anlaşması Taraflarının Toplantısı (#CMA 1-2) başta olmak üzere yan etkinlikler ve taraflar konferansı altında onlarca toplantıya ev sahipliği edecek.

Toplantıya yaklaşık 25 bin kişinin katılması bekleniyor. İklim Zirvesi ulaşım ve lojistik imkânlarından dolayı Fiji Adaları adına Almanya’nın eski başkenti Bonn’da yapılmasına karar verilmişti. Almanya, iki haftalık İklim Zirvesi’nin mümkün olduğunca çevre dostu olacağını; bisiklet filosu ve elektrikli otobüsler ile ulaşım sağlanacağı, yarım milyon plastik bardak tasarrufu sağlamak için her katılımcıya musluk suyu ile doldurulabilecek bir şişe verileceği; bundan sonra yenilenebilir enerji projelerine daha fazla yatırım yapıldığını açıkladı.

İklim zirvesinin en önemli konusu Yeşil İklim Fonu olduğunu söylemek mümkündür. Ulusal olarak belirlenecek Finansal Katkıların özellikleri de dâhil olmak üzere, iklim değişikliğinin etkilerini hafifletme ile ilgili daha fazla rehberlik (NDCs) ve iklim değişikliğine uyum konuları üzerinde müzakereler devam edecek. Paris Sözleşmesinin 6. Maddesi ile ilgili konular (kooperatif yaklaşımları) ve Paris Anlaşmasının uygulanmasına ilişkin diğer hususlar müzakere edilecek. Diğer yandan Fiji Adaları başkanlığında yapılan toplantıda, iklim değişikliğinin ada ülkelerine vereceği zarara dikkat çekileceği umuluyor.

"Paris kural kitabı" ile ilgili çalışmalara ek olarak kapasite geliştirme, cinsiyet, kayıp ve hasar dâhil olmak üzere Sözleşme ve Protokol'ün uygulanmasına ilişkin düzenli gündem maddelerini alacak. Diğer yandan yerel halkların platformu, STK’lar ve gençler(COY13) kendi organizasyonlarında görüşmeler yapacaklar.

Türkiye Hazırlıkları
Türkiye Heyeti bu sene 2 adet İklim Değişikliği Müzakereleri Değerlendirme Toplantısıyla epey bir hazırlık yaptı ve değerlendirmelerde bulundu. Paris Anlaşması ve müzakerelerin gidişatı üzerinde çalıştı. Birinci toplantıya katıldım ve gayet hazırlıkların yerinde olduğunu gördüm. Kamu, özel sektör, üniversite ve STK’ların Baş Müzakere Yardımcısı atayabilmesi kararı yerindeydi. Yeni İcra Direktörüyle temaslara önem verilmesi, yeni soluklu bir ülke grubunun oluşturulması, finans araçlarıyla iletişim, daha çok deneyimli hukukçuların müzakere ekibine dahil edilmesi, daha önceki protokolden elde edilen deneyimlerin Paris İklim Değişikliği Sözleşmesine atfedilmesi gibi konular üzerinde mutabık kalınmıştı.

Finans Desteği Araçlarından daha fazla faydalanmamız gerekliliği, mutlak emisyon taahhütleri verilme riskleri, iklim değişikliğine uyum süreci için alt yapı dönüşümlerinin gerekliliği üzerinde müzakere edildi. Türkiye’nin İklim Değişikliği Modeli; “Düşük Emisyon Sürdürülebilir Kalkınma” prensibi benimsenmesine karar verildi. Türkiye Paris Anlaşması'nı imzalamasına rağmen, henüz anlaşmayı ulusal meclisinde onaylamayan, dolayısıyla anlaşmanın yürürlüğe girmediği son 27 ülke arasında yer alıyor. Eğer Yeşil İklim Fonu’ndan faydalanma imkânı ülkemiz için doğarsa elbette Türkiye de Paris İklim Değişikliği Anlaşmasını onaylayacaktır.  Diğer yandan Cop23 başlarken açıklama yapan Suriye Heyeti anlaşmayı imzalayacağını duyurdu ve böylece imzalamayan sadece ABD kalacak(imzayı çekeceği duyrulmuştu).

Türkiye’nin Modeli; “Düşük Emisyon Sürdürülebilir Kalkınma”
Sonuç olarak Bilge Nesil Gençlik Bilişim Sanat Turizm Derneği (Daha Yeşil Bir Dünya İçin Gençlik Platformu üyesi) olarak Türkiye’nin İklim Değişikliği Modeli; “Düşük Emisyon Sürdürülebilir Kalkınma” prensibini destekliyoruz.  Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine de böylece kalkınma çalışmalarımızda yer vermiş oluyoruz. Başmüzakereci Mehmet Emin Birpınar ve Müzakerelerin koordinatör kurumu Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü ile iletişim kurarak müzakerelerde gönüllü Baş Müzakere Yardımcısı atadığımızı beyan ettik. Başlayan konferansı takip ediyor (http://enb.iisd.org/climate/cop23/) ve iklim değişikliğine uyum sürecinde ülkemizin yanında olduğumuzu beyan ediyoruz.

Süleyman Çetin
Bilge Nesil Gençlik Bilişim Sanat Turizm Derneği
Çevre ve İklim Değişikliği Masası

2 Haziran 2017

Paris İklim Anlaşması'nda Hayal Kırıklığı, Donald Trump Reddetti!

ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray'ın bahçesinden yaptığı açıklamada ülkesinin Paris İklim Anlaşması'ndan çekildiğini açıkladı.

COP21 Paris İklim Müzakelerini takip ettiğim ilk yazımda "
Kyoto Protokolü 1997’de COP3’te imzalandı. Kyoto Protokolü Sera gazı emisyonlarının %5 azaltılmasını hedefliyordu. Ancak ABD Senatosu imzalamadığı için 2004’e kadar yürürlüğe giremedi ve sonrasında da uygulanamadı. Kyoto’daki hayal kırıklığı, 2009 Kopenhag’daki COP15’te de devam etti. Bu yüzden COP21, iklim değişikliğiyle mücadele için son şans olarak görülüyor" diye yazmıştım.




ABD Başkanı Donald Trump yaptığı açıklama:
"Bugün itibariyle ABD olarak, üzerimizde acımasız finansal ve ekonomik yük yaratan ve herhangi bir bağlayıcılığı olmayan Paris İklim Sözleşmesi'nin tüm uygulamalarını sonlandırıyoruz. Mevcut anlaşmanın şartlarını yerine getirmek ABD için çok pahalıya mal olacak, "daha adil bir Paris Anlaşma" için çalışacağız." Dedi
"ABD vatandaşlarının refahını öncelemeyen bir anlaşmada yer alamayacaklarını" belirten Trump, sözleşmenin "başka devletlere fayda sağlamak için ABD'yi dezavantajlı konuma" ittiğini savundu.
Anlaşmanın imzacısı Çin ve Hindistan gibi devletlerin, hatta Avrupa Birliği'nin bile karbon salınımlarına devam ettiğini söyleyen Trump, ABD'nin çok ağır şartlara maruz kaldığının altını çizdi.
ABD Başkanı ayrıca Demokrat Parti ile masaya oturacağını ve Paris Anlaşması'ndan daha iyi bir seçenek için çalışacaklarını söyledi.
Süreç 2019'dan Önce Başlayamaz
BBC Washington muhabiri Anthony Zurcher, anlaşmadan çekilme kararının kolay uygulanamayacağını yazmış.
Zurcher, Trump'ın anlaşmadan imza çekme kararını tebliğ etse de, resmi sürecin bir sene sürdüğünü ve 2019 yılı Kasım ayına kadar başlayamayacağını söylüyor.
Bundan Sonra Ne Olacak?
Almanya'nın Bonn'dan yayın yapan medya kuruluşu Deutsche Welle (DW)'nin haberine göre Trump, ABD'nin anlaşmadan çıkma şartlarıyla ilgili henüz bir politika tercihinde bulunmadı. Başkan, yeni imzalanmış uluslararası anlaşmaların bekleme süresi olan üç buçuk yıl bekleyebilir.
Alternatif seçenek ise 1992 tarihli Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nden de çekilmek olabilir. Bu durumda ihbar tarihinden bir sene sonra ABD bu kurumdan ve işleyişinden tamamen ayrılmış olacak.
Yenilenebilir enerji üreten Amerikan şirketleri anlaşmadan çekilmeme yönünde görüş bildirmişti. İtalya'da geçen hafta yapılan G7 zirvesi sırasında önde gelen sanayi ülkelerinden altısının liderleri Trump'ı İklim Anlaşması'nın önemine ikna etmeye çalışmışlardı.

Türkiye'den Genç bir Çevre Mühendisi olarak ben ve oluşturduğumuz ekip ile katılmayı planladığımız ve bu konuda çalışmalar yaptığımız Kasım 2017'de yapılacak olan COP23Bonn oldukça sert geçeceğe benziyor.

Dünya'nın karbon salınımında ilk sıralarda olan ABD'nin anlaşmadan tamamen çekilmesiyle COP21 Paris Anlaşması'da hayal kırıklığına dönüşebilir.

AB ve Çin'den Ortak Açıklama, 
Obama'dan tepki Geldi
İklim değişikliğine en çok olumsuz etkide bulunan imzacılardan Çin ve AB'nin Trump'ın açıklaması üzerine ortak bir bildiri yayınlaması bekleniyor.
ABD eski Başkanı ve Paris Anlaşması'nı imzalayan Barack Obama, "Amerikan liderliğinin olmadığı, hatta mevcut yönetimin geleceği reddeden bir avuç ulusa katıldığı bir ortamda, eyaletlerimizin, şehirlerimizin ve şirketlerimizin gelecek nesilleri ve elimizdeki tek gezeni korumak için öne atılıp ellerinden geleni yapacaklarına güvenim tam" diye yazılı açıklamada bulundu. Dünya tepkili, taraflar tepkilerini dile getiriyorlar..
Kısaca Paris İklim Anlaşması Nedir?
İklim değişikliğini kontrol altına alma ve küresel ısınmayı önleme amacıyla Paris'te 2015 yılında varılan mutabakatı 197 taraf ülkeden 147'si imzalamıştı. Anlaşma ile atmosferdeki sera etkisiyle ısınmanın sanayi öncesi çağa kıyasla +2 derecenin altında tutulması konusunda uzlaşılmıştı.
Sözleşmenin sürpriz katılımcısı o güne kadar benzer anlaşmaları imzalamaktan kaçınan ve dünyanın en büyük karbon salınımı yapan ülkesi Çin olmuştu.
Anlaşmada imzası olan ülkeler, küresel sera gazı emisyonunu düşürmeyi hedefliyor. Bu adım, fosil yakıtların yanması sonucu oluşan karbon diyoksit gazının da azaltılması anlamına geliyor.
Süleyman ÇETİN – Çevre Mühendisi (suleymancetin@engineer.com)

23 Mayıs 2017

Çölleşme ile Mücadele Uluslararası Eğitimi Konya'da Başladı

Uluslararası Çölleşme ile Mücadele Eğitimi Konya’da başladı. Açılış konuşmalarında sırasıyla Konya Orman Bölge Müdürü Bekir Karacabey, UNCCD Orta Asya Doğu Avrupa Bölge Koordinatörü Jamal Annagylyjova, Orman Genel Müdür Yardımcısı Zekeriya Mere, Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürü Hanifi Avcı ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İbrahim Çiftçi söz aldı. 


Konya Orman Bölge Müdürü Bekir Karacabey yapmış olduğu açılış konuşmasında, sevgi ve hoşgörü şehri Konya’da böyle bir programa ev sahibi olmanın verdiği mutluluğu paylaştı.
 

UNCCD Orta Asya Doğu Avrupa Bölge Koordinatörü Jamal Annagylyjova yaptığı konuşmada Türkiye’nin Çölleşmeyle Mücadele 12. Taraflar Konferansına ev sahipliğindeki başarısına vurgu yaparak “Şimdiye kadar 108 ülke Arazi Tahribatının Dengelenmesi (ATD) ve hedef koyma programına katılmıştır. Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinden 15.3 hedefinin yani Arazi Tahribatının Dengelenmesi hedeflerine ulaşmak için Türkiye’nin önemli örnekleri ve iyi uygulama örnekleri olduğunu biliyoruz. Bu eğitimde bunları göreceksiniz. Daha önemlisi bu konuda Türkiye Cumhurbaşkanı hedef göstermiştir. Bu Türkiye’nin yaklaşımını ve iradesini göstermektedir. “ dedi.


Orman Genel Müdür Yardımcısı Zekeriya Mere; Toprağın korunması, arttırılması konusunda ormanın öneminden bahsederek  “Konya’nın ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışmalarında çok önemli bir yeri vardır. Bakanlığımız ve Orman Genel Müdürlüğü; Erozyonla Mücadele Eylem Planı, Yukarı Havza Sel Kontrolü Eylem Planı, Baraj Ve Göl Yeşil Kuşak Ağaçlandırma Eylem Planı, Maden Sahaları Rehabilitasyonu Eylem Planının uygulanmasında önemli başarılar göstermiştir.” dedi. Zekeriya Mere; Bakanımız Prof. Dr Veysel Eroğlu’nun hedef gösterdiği; “2023’e kadar tüm dünya ülke nüfusu kadar 7 milyar fidanı toprakla buluşturma” hedefi oluğunu belirterek konuşmalarını tamamlamıştır.



Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürü Hanifi Avcı 2016’da yapılan Afrika ülkelerine yönelik Arazi Tahribatının Dengelenmesi (ATD) Hedef Belirleme Çalıştayı’ndan sonra Orta Asya, Kafkaslar ve Doğu Avrupa ülkelerine yönelik bir ATD çalıştayını daha gerçekleştirmenin mutluluğu içinde 11. Uluslar Arası Çölleşme İle Mücadele eğitimine başlamanın huzuru ve mutluluğunu paylaşarak sözlerine başladı.


Genel Müdür Avcı sözlerine şöyle devam etti; “Ülkemizde en iyi uygulama örneklerinin olduğu Konya Mersin bölgesini uluslararası eğitim merkezi ilan ettik. Eğitim boyunca orman ve tarım alanında devletin, özel sektörün, yerel yönetim olarak belediyelerin ve Sivil Toplum Örgütlerinin çok güzel çalışmalarını görme imkânımız olacaktır. Özellikle tarım ve tarımsal çalışmalar Konya’da ve ormancılık, kırsal kalkınma, yangınla mücadele çalışmalarını Mersin bölgesinde görme imkânımız olacaktır.
Bu eğitim, ülkelerin birlikte hareket edip birlikte ortak çalışmak kültürü elde etmeleri anlamında da önemlidir. Türkiye’de güzel bir söz vardır; “Hızlı gitmek isterseniz yalnız gidiniz, uzağa gitmek istiyorsanız birlikte gidiniz.” Bu sebeple bilginin etkin ve yaygın kullanımı için birlikte çalışmak ve bilgiyi paylaşmak zorundayız.


Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü olarak benimsediğimiz bir prensip vardır; “Çölleşmeyle mücadelede hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır ve o satıh tüm ülkemiz ve tüm dünyadır.” Bu sebeple dünyada çölleşmeyle mücadele için bilgi paylaşımını bir borç olarak görüyoruz.
Ülkemizin şu özelliğine de dikkat ekmek istiyorum. Türkiye milli gelirine oranına göre dünyanın en fazla insani yardı eden birinci ülkesidir. Her dönemde mazlumların ve mağdurlara gönlünü, kesesini kasasını açan bir ülke olduğunu vurgulamak istiyorum.


COP12 Dönem Başkanı Bakanımız Prof. Dr. Veysel Eroğlu’na Ankara Girişimi dolayısıyla verdiği desteklerden dolayı teşekkürlerimi arz ediyorum.  Bu eğitimde katkısı olan TİKA, Orman Genel Müdürlüğü, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına, UNCCD’ye teşekkürlerimi sunuyorum.”


Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İbrahim Çiftçi; çölleşme 164 den fazla ülkede, 4 milyardan fazla kişiyi etkilemektedir diyerek şunları söyledi; “Ekonomi güvenlik kalkınma gıda sosyal hayatı etkileyen çölleşme son 20 yılda yaklaşık 10 milyon kişi göç etmesine sebep olmuştur. Terörden sonra en fazla çölleşmenin etkilediğini ifade etmek gerekir. Çölleşmeyle mücadelede Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve Ankara COP12 kararları önemli bir dönüm noktası olmuştur. Dünyanın geleceği için Ulusal ATD hedefleri çok önemlidir. Türkiye ATD hedeflerini ortaya koymuştur. Diğer yandan ülkemiz orman alanını arttıran nadir ülkelerdendir. Orman varlığını 1972’de 20,2 milyon hektar iken, 22,3 milyon hektara çıkan ve orman odun servetimiz 1972 yılında 0,9 milyar metreküp iken %70 artışla 1,6 milyon metreküp olduğunu ifade etmek isterim. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. Yılı 2023 hedefimiz; ülkemiz yüzölçümünün %27,6 olan orman varlığını %30 oranına çıkarmaktır. Çölleşmeyle mücadelede en iyi uygulamaları ve model çalışmaları yaygınlaştırmak, çölleşme kuraklık ile mücadele ve havza rehabilitasyonu çalışmalarını yerinde görmek amacıyla şimdiye kadar 543 kişiye Çölleşme İle Mücadele Eğitimi verilmiştir.
  
Orman, tarımsal kalkınma, gıda güvenliği konularında çalışmak üzere uluslararası kuruluşlarla da anlaşmalar yapıldığını ifade eden Çiftçi, yoğun programı sebebiyle eğitim programına katılamayan COP12 Dönem Başkanı ve Orman ve Su İşleri Bakanımız Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun selamlarını ileterek konuşmalarını tamamladılar.
Açılış konuşmaların ardından eğitim programı Prof Dr İbrahim Atalay, Prof Dr Taşkın Öztaş, Prof Dr Gönül Aydın, Doç Dr Ayan Ateşoğlu, Prof. Dr. Sait Gezgin, kurum ve ülke temsilcilerinin sunumlarıyla devam etmiştir.


Türkiye’den birçok kurumun ortak çalışmalarıyla yapılan eğitime 18 ülkeden 40 uzmanın katılmıştır. Eğitim programı son 3 gün arazi ve tatbikat çalışmalarıyla devam edecektir.

Doğa ve Ormancılık Sivil Toplum Kuruluşları (DOST) Platformu Birinci Uluslararası Çalıştayı Yapıldı

Doğa ve Ormancılık Sivil Toplum Kuruluşları (DOST) Platformu Birinci Uluslararası Çalıştayı Bilge Nesil Gençlik Bilişim Sanat Turizm Derneği’ninde olduğu 16 STK ile 27 Nisan-1 Mayıs 2017 tarihlerinde Antalya’da yapıldı. Çalıştaya Türkiye’nin güçlü STK’ları TOÇBİRSEN, ÖzOrmanİş, Türkiye Arıcılar Birliği, DKM Yeşil Türkiye Ormancılar Derneği…gibi çeşitli sivil toplum kuruluşları yanında dost ve kardeş ülkeler Bosna Hersek, Arnavutluk, Kırgızistan, Azerbeycan…gibi ülkelerden STKlar da katıldı.
Bilge Nesil Gençlik Bilişim Sanat Turizm Derneği
Genel Sekreter Yardımcısı, Mustafa Çetin açılış konuşması yaptı. Açılış Konuşmasında Çetin; “Akdeniz’in bu güzel şehri, Toros Dağlarının eteklerindeki Selçuklu Devletinin Kışlık Başkenti Alanya da olmaktan büyük mutluluk duyarak pek kıymetli hazırında saygılarımı sunuyorum.” diyerek Bilge Nesil amaç ve vizyon misyonundan bahsetti.
“Bilge Nesil Gençlik Türkiye’nin 2023-2453-2071 hedefleri için yerelden yani Balıkesir Sındırgı ilçesinden karınca misali bir şeyler yapmaya çalışan bir sivil toplum kuruluşudur. Üyelerimiz başta Sındırgı ‘da olmak üzere Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa gibi şehirlerdedir. Gönül coğrafyamız için memleketinizden hareketle proje odaklı çalışmalar yapmak istiyoruz. Öğleden sonra sunumuzda Sındırgı’dan, proje ve çalışmalarınızdan bahsedecek daha sonra orman, çevre, çölleşme, enerji, kalkınma konularındaki fırsatlardan bahsedeceğiz.”
“Sözlerimi bitirirken bir soru sormak istiyorum; DOST Platformu’nun Gönül Coğrafyamızdaki cihanşumul hedefleri için biz de “karınca” olabilir miyiz?”dedi.
Açılış konuşmasının ardından ikinci günü Bilge Nesiller adına “Sındırgı’da Projelerimiz ve Fırsatlar” konulu  sunumunu yapan Mustafa Çetin, Sındırgı ve DOST için proje fikirlerini sundu. DOST Platformu üyelerini Sındırgı’ya davet etti.
Bilge Nesil Gençlik DOST Platformu ile beraber orman, çevre, doğa, çölleşme, iklim, kırsal kalkınma gibi konularda çeşitli projeler üretmeyi planlamaktadır.


Beşinci İstanbul Uluslararası Su Forumu'na Katıldık

4. İstanbul Uluslararası Su Forumu 10-11 Mayıs 2017 tarihleri arasında, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirildi. Forum organizasyonunu Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlı Türkiye Su Enstitüsü (SUEN) ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) birlikte üstlendi.

Dünya Su Konseyi (WWC), UNESCO Su Eğitimi Enstitüsü (UNESCO-IHE), Stockholm Uluslararası Su Enstitüsü (SIWI), Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP-GPA), Birleşmiş Milletler Dünya Su Değerlendirme Programı (WWAP), Birleşmiş Milletler Su (UN Water), Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), Cenevre Su Merkezi Uluslararası Su Hukuku Platformu, Action Aganist Hunger (ACF), Su Kaynaklarının Geliştirilmesi ve Yönetimi İslam Ülkeleri Ağı (INWRDAM), Romanya Hükümeti Su ve Orman Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Kalkınma Bakanlığı, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Su Yönetimi Genel Müdürlüğü (SYGM), Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Hatay Büyükşehir Belediyesi,  Gaziantep Su ve Kanalizasyon İdaresi (GASKİ), İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), Diyanet Vakfı Hayır ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) gibi kuruluşlar Forum’un tematik oturumlarına ve yan etkinliklerine aktif olarak katılım sağladı.

Forum “Su ve Barış” ana teması altında mülteciler konusuna odaklandı. Forum’da kentsel su yönetimleri, finansman mekanizmaları, su ile ilgili yardım eylemleri, hukuki konular ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin uygulanması tartışıldı. Ayrıca savaş ve doğal afetler nedeniyle yerlerinden edilen sığınmacılara ev sahipliği yapan ülkeler, sığınımacılara su ve hıfzıssıhha hizmetleri temin etme konusundaki deneyim ve başarı öykülerini paylaştılar.

Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun iştirakiyle gerçekleşen "Su ve Barış" temalı Foruma, Bakanımınız yanısıra Bakanlık Müsteşarı Akif Özkaldı, Müsteşar Yardımcıları Ali Rıza Diniz, İbrahim Çiftçi, Cemal Nogay, Bakanlık Danışmanı Mustafa Eldemir, DSİ, OGM, DKMP, MGM Genel Müdürleri, Bakanlığa bağlı kuruluşlardan merkez ve taşra teşkilatlarından Genel Müdür Yardımcıları, Daire Başkanları, Bölge Müdürleri, Dünya’nın dört bir yanından politikacılar, uzmanlar, araştırma enstitülerinin temsilcileri, sivil toplum örgütleri ve özel sektör temsilcileri, uygulayıcı kurum ve kuruluşların temsilcileri, su uzmanları ve akademisyenler ile çeşitli kurumlardan davetliler katıldı.

Orman ve Su İşleri Bakanı Sn. Prof. Dr. Veysel Eroğlu açılış konuşmasında 5. Dünya Su Forumu"nun 2009 yılında gerçekleştirildiğini ve dünyanın farklı ülkelerinden 33 bin kişinin katıldığını belirterek, İstanbul'da bunu geleneksel hale getirmeye çalıştıklarını dile getirdi. Suyun canlı hayatında çok önemli bir yere sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Eroğlu susuz bir hayat olamayacağını bu nedenle suya çok önem verildiğine de sözlerinde yer verdi.
Şu anda İstanbul’da 600 bin Suriyeli mülteci olduğunun altını çizen Prof. Dr. Eroğlu 600 bin kişilik nüfusun Helsinki’nin nüfusundan daha fazla olduğunu ve dünyada en fazla sayıda mülteciye ev sahipliği yapan ülke konumunda olduğumuzu belirtti. Türkiye'nin Suriyeli sığınmacılar için Şanlıurfa, Kilis ve diğer kentlerde yaptığı işlere de değinen Bakan Prof. Dr. Eroğlu, sadece Orman ve Su İşleri Bakanlığının yaptığı yatırım miktarının 5 milyar doları bulduğunu aktardı.

Prof. Dr. Eroğlu konuşmasının devamında dünyadaki mülteciler veya Afrika gibi dünyanın susuz yerlerindeki insanlara su temini için bir fon oluşturulması çağrısında bulundu ve sözlerine uluslararası su konularına da değinerek son verdi.
Ayrıca çeşitli önemli ulusal ve uluslararası kuruluşlar tarafından da ana tema çerçevesinde yan etkinlikler düzenlenmiştir.

4. İstanbul Uluslararası Su Forumu’ndan elde edilecek neticeler ile 2018 yılında Brezilya’da düzenlenecek 8. Dünya Su Forumu’na katkı sağlanması hedeflenmektedir.





Forumda 4 tematik panel gerçekleştirilmiştir; 1)Barış için su, 2)Su ile ilgili sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin sorunlu zamanlarda ve bölgelerde uygulanması ve izlenmesi, 3)Su ile ilgili insani yardım faaliyetleri: İyi örnekler ve hukuki çerçeve ve 4) Nüfus baskısı karşısında kentsel su yönetimi. 

25 Nisan 2017

Havza Rehabilitasyon Projelerininin Uygulanmasında Yeni Araçlar

Doğa başta olmak üzere çevre, orman, toprak, tarım, çölleşme, biyo çeşitlilik gibi konular için gençleri daha çok bilgilendirmek ve doğa ile bütünleşik bir hayat yaşamalarını sağlamaktır. Doğada kaybolan en önemli tür "insanoğlu" olduğunu kabul etmek gerekmektedir. Gerçekten toprağımız ve orman kaynaklarımız bize sundukları mal ve hizmetlerle geçmişimizi ve geleceğimizi şekillendirmeye devam etmektedir. Gençler ve kendini genç hissedenler ile daha çok kurumla (kamu kurumu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları...vs) doğada kaybolan neslimizi devam ettirmeliyiz. Bu yüzden kırsalda halen yaşayan halkı ve geleceğin teminatı geçlerimizi unutmamak gerekir. Onlar için kırsal kalkınma çalışmalarını çok önemsiyorum. Bu anlamda 2 konuyu ele almak istiyorum.

Coğrafi İşaretli ürünler piyasasını daha çok önemsemeliyiz. Kırsal Kalkınma çalışmalarında daha çok Coğrafi İşaretli Ürün olması için girişimleri desteklemeliyiz. Bu projelerle Coğrafi İşaretli Ürüne namzet ürünün daha çok üretilmesini teşvik vermeliyiz. Havza Rehabilitasyon Projeleri ile Coğrafi İşaretli Ürün tescilini de önemsemeliyiz.

Havza Rehabilitasyon Projelerinde "kooperatif, dernek, muhtarlık, firma, üniversite...gibi kurum ve kuruluşlardan gelecek projeleri kabul etmeye yönelik destek sağlanabilir. Havza Rehabilitasyon Projelerinde ortaya çıkan planın içindeki ihtiyaçları destekleyecek mekanizmalar kurulmalı ve kurulu olan mekanizmalara yönlendirmelidir. Havza Rehabilitasyon Projesi planını ele alan kooperatif, dernek, muhtarlık, firma, üniversite, kurum...vs projedeki ihtiyacı projelendirmeden geri kalmamalıdır. Bu planlardan kırsaldaki halka yönelik çok güzel projeler çıkabilir. Havza Rehabilitasyon Projelerinin hem uygulanması ve hem de etkisini arttıracak bir uygulamadır.


20 Nisan 2017

Akdeniz Ormanları İçin İşbirliği Ortaklığı (CPMF)

Akdeniz Ülkeleri Ormancılık Kuruluşları Akdeniz ormanları işbirliği için ortak bölgesel bir platform oluşturmak üzere güçlerini birleştirmişlerdir. Bu çabaların sonucu olarak birincisi 2010 yılında ülkemizde Antalya’da, ikincisi 2011 yılında Fransa-Avignon’da, üçüncüsü 2013 yılında Cezayir-Tlemcen’de, Dördüncüsü 2015 yılında İspanya-Barselona’da,  organize edilen “Akdeniz Orman Haftası” etkinlikleri düzenlenmiştir. Beşinci Akdeniz Ormancılık Haftası- Fas Agadir Şehrinde 20-24 Mart2017 tarihleri arasında yapılmıştır.

Bu yayınımızda "Akdeniz Ormanları İçin İşbirliği Ortaklığı" tarafından sunulan bir sunumun özeti sunulmuştur.

Akdeniz Ormanları İçin İşbirliği Ortaklığının Amacı; Sürdürülebilir orman yönetiminin uygulanmasını hızlandırmak ve iklim değişikliği koşullarında ormana dayalı ekosistem hizmetlerini korumak amacıyla Silva Mediterranea üye ülkelerinin kapasitesini birlikte güçlendirmek olarak belirlenmiştir.

Akdeniz Ormanları İçin İşbirliği Ortaklığı, birbiriyle bağlantılı dört kilit soruna hitap etmektedir:

  1. - Yetersiz politikalar ve sektörler arası işbirliği eksikliği,
  2. -Bilgi ve bilgi eksikliği,
  3. -Düşük kamuoyu farkındalığı,
  4. -Yeterli fonlama eksikliğidir.



Şekil 1. Akdeniz Ormanları İçin İşbirliği Ortaklığının (CPMF) Ülkemizden TİKA dâhil 17 Üyesi bulunmaktadır.


Programda 4 öncelikte rapor sunulmuştur;
1- Orman idarelerinin kapasitesinin güçlendirilmesi,
2- Diğer ilgili sektörler arası ilişkileri yoğunlaştırmak,
3-Sürdürülebilir orman yönetiminin, orman bazlı mal ve hizmetlerin önemi ve iklim değişikliğinin potansiyel etkisi hakkında iletişim kapasitelerini, bilgi ve bilgileri iyileştirmek,
4-Dış destek ve ortaklığı harekete geçirmek. Bu önceliklere ilişkin tecrübeler paylaşılmıştır.

Beşinci Akdeniz Ormancılık Haftası (MFW5) Fas’ın Agadir Şehrinde 20-24 Mart2017 tarihleri arasında yapılmıştır. Daha Yeşil Bir Dünya İçin Gençlik Platformu ekibi (5 kişi) tarafından Akdeniz Havzası ülkelerindeki ilgili STK’lar ile temaslar kurarak ağ geliştirme ve MFW5’de yan etkinlik yaparak Türkiye’nin görünürlüğünü arttırmak; ilgili konularda kurumsal kapasiteyi arttırmak; ilgili temaya uygun sunum yapma gayesiyle katılım sağlanmıştır. Proje Bilge Nesil Gençlik Bilişim Sanat Turizm Derneği maharetiyle AB Sivil Düşün’e sunularak onaylanmıştır. 

 
xvalid home sitemap atom