logo

26 Mart 2013

CEZAYİR’DE BİR TÜRK ŞEHRİ TLEMCEN’DE « AKDENIZ ORMANCILIK HAFTASI » KUTLANDI VE ZİYARETLER YAPILDI.

ÖZET
Akdeniz Ülkeleri Ormancılık Kuruluşları olan EFIMED, SilvaMED (FAO) ve çeşitli kurumlar (AIFM, Plan Bleu, ARCMED, Akdeniz Model Orman Ağı ve Akdeniz Üye ülkeleri) Akdeniz ormanları işbirliği için ortak bölgesel bir platform oluşturmak üzere güçlerini birleştirmişlerdir.

Bu çabaların sonucu olarak birincisi ülkemizde yapılan (2010-Antalya, ikincisi 2011-Fransa, üçüncüsü Cezayir- Tlemcen) “Akdeniz Orman Haftası” etkinlikleri düzenlenmektedir. Bu Organizasyonun ana düzenleyicisi; Silvamed Sekretaryası (GIZ, FAO, CHIEAM, MFMN, EFİMED, AIFM) olup Mart ayında 2 yılda bir yapılmaktadır. Bunun yanında 28 Kasım 2012 tarihlerinde BM Genel Kurulu tarafından “21 Mart Uluslararası Orman Günü" ilan edilmiş ve ilk resmi olarak Üçüncü Akdeniz Orman Haftasında Cezayir- Tlemcen’de kutlanmıştır. Bu Rapor 16-22 Mart 2013 tarihlerinde kutlanan “Üçüncü Akdeniz Orman Haftası (Cezayir- Tlemcen) etkinliği için düzenlenmiştir.

GİRİŞ
Birincisi 2010 yılında Türkiye’de, ikincisi 2011 yılında Fransa’da organize edilen Akdeniz Orman Haftası’nın üçüncüsü 17-21 Mart 2013 tarihlerinde Cezayir’de yapılmıştır. Bu vesile ile;
·         Bakanların da iştirak ettiği ‘Üst Seviye Toplantısı’ organize edilmiş, 
·         İlk teşebbüsleri 2010 yılında ülkemiz tarafından başlatılan ve 2012 yılı Kasım ayında BM Genel Kurulu tarafından ilan edilen “21 Mart Dünya Orman Günü” kutlamaları yapılmış, fidan dikimi gerçekleştirilmiş,
·         Akdeniz Ormancılığı Stratejik Çerçevesi ve Politika Öncelikleri isimli belge kabul edilmiş,
·         Akdeniz Ormancılığına ilişkin Tlemcen Deklarasyonu kabul edilmiştir.
Akdeniz Orman Haftası ağırlıklı olarak Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı’ nın (FAO)   teknik danışma organlarından biri olan ‘Akdeniz Ormanları Meseleleri Komitesi’ (Silva Medieterranea) tarafından organize edilmektedir.   Kuruluşu 1911 yılına uzanan Silva Mediterrenea’ nın dönem başkanlığına, tarihinde ilk defa olmak üzere, 2012 yılında ülkemiz seçilmiştir. Avrupa, Afrika ve Yakındoğu Bölgesinden 27 ülke ve Avrupa Birliği örgüte üyedir. (http://www.fao.org/forestry/silvamed/66625/en/) 

Üçüncü Akdeniz Orman Haftasına, başta Cezayir olmak üzere; Belçika, Hırvatistan, Mısır, Etiyopya, Fransa (20), İtalya (23) , Ürdün, Lübnan (13) , Moritanya, Fas (28) , Portekiz, İspanya (10) , İsviçre, Tunus (21)  ve Türkiye’den (23)  toplam 300 civarında katılım gerçekleşmiştir. Orman ve Su İşleri Bakan Yardımcısı Dr. Nurettin AKMAN Başkanlığındaki Türkiye heyetinde; TC Cezayir Büyükelçisi Adnan Keçeci, ÇEM, OGM, DSİ, MGM, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı temsilcisi, UNDP Türkiye Ülke Ofisi, STK temsilcileri ve Çankırı Karatekin Orman Fakültesinden 2, Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesinden 1 öğretim üyesi yer almıştır.


Foto  1. Türkiye Orman ve Su İşleri Bakan Yardımcısı Nurettin AKMAN, Cezayir Orman Bakanı, Cezayir Büyük Elçisi, Tlemcen Valisi, Çölleşme Ve Erozyonla Mücadele Genel Müdür Yardımcısı İsmail BELEN

Değerlendirme,
Tlemcen Şeri gayet bir türk şeri gibi bir çok insan ben türküm demek için hep bizimle ilgileniyor. Zamanında Bursa-Tlemce arasında muadele yapılmış yani burada çok ürk var. İnsanlar gayet sünni müslüman ve gayet ülkemize ılımlı. Türk-Cezayir projelerine sıcak bakıyorlar. Fakat 1950li yıllarda bağımsızlık mücadelesindede ve BM toplantısında  (Cezayir’i bilmeyen siyasetçiler tarafından büyük bir ihtimal) çekimser kalınmanın biraz burukluğu var.
Özellikle fidancılık konusunda büyük ihtiyaçları var.
Bunun yanında Cezair Ticaret Müşavirliği ile iletişime geçilmiş, Akdeniz Orman Haftası nedeniyle Türkiye Heyetinin Cezayir’de olduğu ve programa iştirak eden heyet ve konu hakkında bilgi verilmiştir. Müşavirlikten de Cezayir- Türkiye Ticari konularında bilgi edinilmiştir.


CEZAYİR HAKKINDA GENEL BİLGİLER, EKONOMİK DURUMU VE TÜRKİYE - CEZAYİR EKONOMİK VE TİCARİ İLİŞKİLERİ
-  Cezayir etnik açıdan Arab ve Berberi (%20) ülkesidir.
-  2.381.741 km2 yüzölçümü ile afrikanın en büyük yüzölçümüne sahiptir.
Arazi Durumu:  % 4 Tarım alanı, % 9 Yüksek plato, % 87 çöl’dür.
-  2012 yılında tahmini nüfus 37 milyondur. %40’ı sahil şeridindedir.
-  48 vilayet bulunmaktadır. Cezayir, Oran, Constantine, Annaba, Batna, Blida, Setif, Chlef, Djelfa, Sidi Bel Abbas, Tlemcen, Skikda, Bejaia, Ghardaıa, Tizi- Ouzou başlıca şehirleridir.

Çalışma Saatleri          :  08.00- 16.30 – Cuma- Cumartesi günü tatildir.
Resmi Tatil Günleri :  1 Ocak, 1 Mayıs, 5 Temmuz, 1 Kasım
Dini Tatil Günleri:  Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı  2 gün, Aşure 2
Resmi Dili  Arapça’dır, İş hayatında Fransızca kullanımı yaygındır.
Para Birimi :  Cezayir Dinarı, 1 Dolar = 75 CD,  1 EURO= 105 CD
                
-  Tunus, Libya, Nijer, Moritanya, Mali, Fas ve Batı Sahra ile komşudur.
-  1516- 1830 yıllarında Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır.
-  1830- 1962 yılarında Fransız sömürgesinde kalmıştır.
-  1962 yılında bağımsızlığına kavuşmuştur. (50. Yıl)
-  1990 yılına kadar tek partili Başkanlık sistemi ile yönetilmiştir.
-  1991 yılında çok partili sisteme geçmiş, FİS galibiyeti sonu askeri darbe
-  1992- 1998 yıllarında yaşanan  iç savaşta 250 bin kişi ölmüştür.
-  1999 yılında Cumhurbaşkanı  Abdelaziz Bouteflika seçilmiştir. (3.dönem)       
- 1958 yılında BM Genel Kurulu oylamasında, ülkemizin çekimser oy kullanmasının hala siyasi ilişkilerimizde olumsuz etkisi görülmektedir.

Cezayir’deki Türk Yatırımları ve Müteahhitlik

Türk firmaları tarafından Cezayir’de 2002- 2011 yılları arasında  inşaat, sanayi, ulaşım ve hizmet sektörlerinde yapılan yatırım tutarı 1 milyar dolar düzeyindedir.

Türkiye’nin, Cezayir’deki doğrudan yatırımları; Hayat Kimya firmasının temizlik maddeleri ve hijyenik ürünler üretimi, Bifa- Soaltubi firmasının bisküvi, gofret, şekerleme ve çikolata üretimi, Evyap firmasının ortaklığında Al Waha İnternational firmasının temizlik ve hijyenik maddeleri üretimi ve Tosyalı Holding’in Oran şehrinde yatırım çalışmaları devam eden ve 2013 yılı başında faaliyete geçecek olan demir- çelik üretimi konusundaki önemli yatırımlardır.

Türkiye, müteahhitlik sektöründe en büyük inşaat firmaları sıralamasında dünya ikincisi konumundadır. Cezayir’de 50 dolayında firmamız otoyol, tünel, demir yolu, konut sektörü, sanayi projeleri, su projeleri gibi inşaat sektörünün değişik dallarında faaliyet göstermektedir. Firmalarımızın son 5 yılda üstlendiği iş tutarı 3.5 milyar dolardır. Bu firmalarımızda 7.000 dolayında Türk işçisi çalışmaktadır.

Türkiye- Cezayir arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirilmesi için ne yapılmalıdır;

Ülkemizden ithal edilen mallara uygulanan gümrük vergileri; Ham madde: %5, yarı mamul madde: %15, mamul madde %30 olup, AB ülkelerine uygulanan vergiler aşamalı olarak 2020 yılında sıfırlanacak olması bu ülke ile STA imzalanmasının önemini artırmaktadır. Türkiye; EFTA ülkeleri (Norveç, İsviçre, İzlanda) , Makedonya, Hırvatistan, Bosna Hersek,  Filistin, Tunus, Fas, Suriye, Mısır, Arnavutluk, Gürcistan, Karadağ, Sırbistan,  Şili, Ürdün ile STA anlaşması imzalamıştır.. Lübnan ve G. Kore ile STA Anlaşması imzalanma aşamasındadır. Ülkemiz tarafından Cezayir’le de STA anlaşması imzalanması yönünde üst düzeyde girişim yapılmaktadır.

Türkiye’de finans ve bankacılık sektöründe 2000’li yıllarda köklü  reformlar yapılarak sermaye yapıları güçlendirilmiş olup, halihazırda ülkemizde bankacılık ve finans kuruluşları hizmet kalitesi açısından çoğu Avrupa ülkesinden daha iyi durum olduğu malumdur. Türkiye ile Cezayir arasında bankacılık alanında işbirliği yapılması, ortak banka kurulması yada bir Türk bankasının şube açması ikili ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişmesine katkı sağlayacaktır.

Havayolu taşımacılığında uçuş sayısının artırılması, denizyolu taşımacılığının geliştirilerek taşıma maliyetlerinin düşürülmesi önemli görülmektedir.

Türkiye, son yıllarda komşu ülkeler, ortadoğu ve afrika ülkeleri ile ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirme konusuna oldukça önem vermektedir. Bu bağlamda, ülkemizle aynı tarihi ve kültürel değerleri paylaşan dost ve kardeş ülke Cezayir’le sanayi ve teknoloji alanında işbirliği yapılması, ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi  bankacılık, sağlık, sosyal güvenlik, turizm ve kültür gibi pek çok alanda işbirliği yapılmasının her iki ülkenin yararına olacağı düşünülmektedir.
         
Ülkeye girişte yolcular için şahsi eşya muafiyeti vardır. Yolcu beraberinde getirilen döviz, altın ve platin kıymetli eşyanın girişte gümrüğe yazılı olarak deklare edilmesi gerekmektedir. Ülkeden çıkış sırasında, ülkeye girişte yapılan deklarasyon ve ülkede yapılan döviz bozdurma belgesi ve harcama belgeleri istenebilmektedir. Bu nedenle, ülkeye iş ve turistik maksatlı olarak seyahatte bulunan vatandaşlarımızın belirtilen hususları dikkate almasının önemli olduğu değerlendirilmektedir.

Cezayir ile ticaret yaparken bilinmesi yararlı olabilecek bazı hususlar şöyledir; Cezayir piyasasındaki sürekliliğin devamı bakımından,  ticari teamüllere uygun  hareket edilmesi, gerek firma gerekse ülke imajını zedeleyici işlemlerden kaçınılması önem arzetmektedir. Cezayir’de ülkemiz menşeli ürünlere kalite açısından olumlu, ülkemize ve ülkemiz insanına karşı oldukça sıcak bir yaklaşım bulunmakla birlikte, muhatap tanınana kadar temkinli yaklaşmakta fayda vardır. Cezayir’de iş yapmak isteyen firmalar bu ülkeye özgü yavaşlıklara sabır göstermeli, tarihi ve kültürel bağlara özen göstererek kendisini kabul ettirmeli, mümkünse firmayı yerinde görmeli ve karşılıklı güvene dayalı kişisel ilişkiler tesis edilmelidir. Gerekirse güvenlerini ve yakınlıklarını temin etmek adına, Türkiye’ye davet ederek, ürün kapasitelerini ve kalitelerini ispatlamaları önem taşımaktadır. Cezayir piyasasında yapılacak temaslarda arapça veya fransızca bilen elemanlarla iletişim sağlanması gerekmektedir.

Önümüzdeki yıllarda, liberalleşme ve yeniden yapılanma çabalarına paralel olarak Cezayir’in dünya ticareti üzerindeki öneminin giderek artacağı da dikkate alınırsa, işadamlarımızın bu ülkeye yatırımlar yoluyla kalıcı olarak yönelmelerinde fayda görülmektedir. Ayrıca, zenginleşen, liberalleşen ve istikrara kavuşmakta olan Cezayir’in zengin ve ucuz enerji kaynakları, ucuz işgücü imkanları ve yatırıma müsait alanları ile tüm yabancı yatırımcı ve işadamları için her geçen gün daha cazip bir hale geldiği gerçeğini göz önünde tutmakta yarar vardır.

Sonuç olarak, Cezayir’in doğal kaynakları ve buna bağlı gelir düzeyi ve nüfusu itibariyle değerlendirildiğinde, gerek müteahhitlik sektörü gerekse ticari potansiyel açısından ülkemiz için oldukça önemli bir pazar olduğu gözönüne alınarak, hükümetler arası üst düzey sıcak temaslarla ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirilmesinin mümkün olabileceği düşünülmektedir.
                                                                                             
Mustafa ÇETİN


Orman Ve Su İşleri Uzman Yardımcısı/ Orman Mühendisi
Orman ve Su İşleri Bakanlığı/ Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumunuz İçin Teşekkürler.. "

 
xvalid home sitemap atom