logo

17 Mayıs 2018

Türkiye Ağaçlandırma Çalışmalarının Kısa Tarihi


Bu çalışma Yüksek Lisans olarak hazırlanan (Çetin, 2014) ve Uzmanlık Tezi olarak hazırlanan (Çetin, 2015)  çalışmalarından faydalanılarak hazırlanmıştır.

Anadolu’daki Bilinen İlk Ağaçlandırma Çalışmaları

Türkiye’de ağaçlandırma çalışmalarının önemi çok geç anlaşılmıştır. Fatih Sultan Mehmet zamanında Haliç’i dolmaktan kurtarmak için Haliç sırtlarında ağaçlandırma yoluyla bazı tedbirlerin alındığı, Lâle devrinde İstanbul saray ve bahçelerinde bazı dikimlerin yapıldığı 1717 ve 1739 tarihli fermanlardan öğrenilmektedir. 1892 yılında İstanbul Halkalı ’da öğrenciler tarafından 20-25 dekarlık sahada yaptıkları Halep çamı, Sedir, Karaçam, Mazı, Dişbudak dikimleri ilk kayda değer ağaçlandırma çalışmalarıdır. 1916 da Tevfik Bey tarafından Kâğıthane Deresinde Fıstıkçamı ağaçlandırması yapılmış, yakın zamana kadar bu ağaçlandırmalardan kalıntılar tespit edilmiştir. Daha sonra 1916 da Hendek’te Orman Ameliyat Mektebine bağlı fidanlık kurulması ağaçlandırma çalışmalarına yeni bir boyut kazandırmıştır. 2. Dünya savaşından sonra Ankara Atatürk Çiftliği ağaçlandırması ve fidanlığının kurulması (1925), Ankara Anıttepe, Eskişehir- Kocakır ve Kalabak uçakla tohumlama ağaçlandırma çalışmaları, Yalova-Termal ağaçlandırmaları ile Tarsus-Karabucak Okaliptüs Ormanı tesisi(1938-44) o tarihe kadar yapılan en büyük ağaçlandırma çalışmalarıdır (URL-1).

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 1937 yılında yürürlüğe giden 3116 Sayılı Kanunla ağaçlandırma konusuyla ilgilenmeye başlamıştır. Bu Kanunla başta Orman Teşkilatı olmak üzere bazı kamu kurumları, tüzel ve özel kişiler ağaçlandırma yapmakla yükümlü kılınmış olmasına rağmen uygulamalar 1955 yılına kadar düşük seviyelerde seyretmiştir. 1955 yılında yapılan “Türkiye Ağaçlandırma Teknik Kongresi” bünyesinde alınan kararlar, 1956 yılında çıkarılan 6831 Sayılı Orman Kanunu, 1963 yılından itibaren başlatılan planlı dönem, 1969 yılında Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü’nün kurulması ile birlikte planlara ve projelere dayalı ağaçlandırmalar geniş alanlarda gittikçe artan bir tempoyla gerçekleştirilmeye başlanmıştır.

Türkiye'de erozyonla savaş ilk defa 1937 yılında çıkarılan 3116 Sayılı Kanun'un 79. Maddesi'nde yer almıştır. Ülkemizde Marshall Planıyla ağaçlandırma fonu kurulmasına rağmen(1952) Türkiye Ağaçlandırma Ve Kavakçılık Teknik Kongresi 1955 yılında yapılıncaya kadar erozyon ile ilgili her hangi bir çalışma yapılamamıştır. İlk kez 1955 yılında Tokat İlinin sel taşkınlarından korunmasına ilişkin çalışmaları o günkü orman teşkilatı üzerine almıştır. Ülkemizin orman sınırları içinde kalan veya orman rejimine alınması gereken yerlerdeki erozyon kontrolü faaliyetleri 6831 Sayılı Orman Kanun'un 58.Maddesi'nde yer almaktadır. Kanunun 58. Maddesi şöyledir: "Devlet ormanlarının hudutları içindeki ırmak ve çay kenarlarını ve bunların kaynaklarını tanzim edecek, sellerin husulüne ve yer kaymalarına ve toprak aşınma ve taşınmalarına mani olacak her türlü ağaçlandırmalar ve teknik tedbirler orman idaresince yapılır."

Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Projeleri hakkında kanuni dayanak olarak Anayasamızın 169. ve 170. maddelerinde, orman ve orman köylüsüne ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Buna göre; 169. madde “Devlet, ormanlarının korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır” denilmektedir. Ayrıca 170. madde ise “ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirleri alır” denilmektedir. Bunun yanında 6831 sayılı Orman Kanunu ve teşkilat kuruluş kanunları bulunmaktadır. Bunun yanında Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi, İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, RAMSAR Sözleşmesi, BERN Sözleşmesi, CITES Sözleşmesi gibi ülkemizin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler de bulunmaktadır. Bu çalışmalar ağaçlandırma çalışmalarını destekleyici çalışmalar olarak sıranabilir.

Ağaçlandırma Çalışmalarının Kurumsallaşmasının Kısa Tarihi

Ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışmaları OGM bünyesinde şube müdürlüğü(1937) seviyesinde hizmet vermeye başlarken, Ormanların devletleştirilmesi(1945) ile aynı yılda orman içi ağaçlandırma çalışmaları devlet eliyle başlamıştır. Ağaçlandırma Grup müdürlükleri 1956’de kurulmasını 1961 yılında Ağaçlandırma Ve Erozyon Kontrolü Daire Başkanlığının kurulması izlemiştir.

Nihayet Orman Bakanlığı bünyesinde Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü kurulmuştur(1969). Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü çeşitli dönemlerde değişikliklere uğrasa da 2011 yılında Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü olarak görevine devam etmeyi sürdürmüştür.

Ağaçlandırma Seferberliği

Ormancılık Teşkilatınca 2008-2012 yıllarını kapsayan “Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberliği Eylem Planı” hazırlanmış ve başbakanlık genelgesiyle ormancılık teşkilatları dahil diğer tüm kuruluşların da bu konuda ilgi göstermesi istenmiştir. Bu sayede eylem planı aracılığı ile ulusal dinamizm oluşturulmaya çalışılmış ve dikkatleri ağaçlandırmalar konusuna çekmiştir (AGM, 2007). Bu çalışma 4122 Sayılı Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberlik Kanunu çerçevesindedir. Bu eylem planı 2 milyon 300 bin ha’lık alanda çalışma yapılması öngörülmüştür. Bu konuda ağaçlandırma projeleri, rehabilitasyon projeleri, erozyon kontrolü projeleri ve mera ıslahı projeleri hazırlanmıştır. Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberliği Eylem Planı Sonuç Raporuna göre neticede 2.429.604 hektar alanda çalışma yapılmıştır

OGM, ÇEM, DKMP ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğü arasında "Toplulaştırma Alanlarında Belirlenen Alanların Ağaçlandırılmasına" ait protokol gereğince tarla kenarı ağaçlandırmaları yapılmaktadır. Bugün ağaçlandırmalarla kurulan ormanlarımızdan yapılan bakım kesimleri sonucunda selüloz, yakacak odun, lif-yonga, odun dışı orman ürünleri ve diğer alanlarda kullanılabilecek ürünler elde edilebilmektedir. Böylece hem odun üretimine büyük bir katkı yapılmış olmakta hem de doğal ormanlarımızdan elde edilen diğer endüstri kollarında kullanılan yakacak ve yapacak emvali üretilmektedir. Bu konuda ‘Genç Meşçereler Bakım Seferberliği Eylem Planı (2012-2016)’ ortaya konulmuştur.

Yarı-Kurak alanlarda yapılan ağaçlandırmalar birçok amaca yönelik olmaktadır. Yapılacak ağaçlandırmanın amacı; odun üretimi, toprak muhafaza, erozyon kontrolü, yeşil kuşak ağaçlandırmaları, eğlendinlen, sel kontrolü veya su ekonomisinin düzenlenmesi olabilir. Kurak ve yarı kurak alanlarda bazı özel kategorilerde ağaçlandırmalar yapılabilmektedir. Bunlar; rüzgâr perdesi tesisi, kumul tespit ağaçlandırmaları, tuzlu topraklarda yapılan ağaçlandırmalar, bataklık alanlarda yapılan ağaçlandırmalar, meyvesinden faydalanmak üzere yapılan özel ağaçlandırmalardır. Bu konuda ÇEM Genel Müdürlüğü FAO ile birlikte birçok Çalıştay düzenlenerek “Kurak Alanlarda Ağaçlandırmalar Rehberi” hazırlamıştır.

Ülkemizde ağaçlandırma çalışmalarında birinci gaye birim alandaki topraktan en yüksek odun hâsılatı almaktır. Bu gayeye ulaşmak için ağaçlandırma çalışmalarında; yetişme ortamı şartları iyi olan ve özellikle yoğun kültür metotlarının uygulanabileceği sahalarda Hızlı Gelişen Türlerle yapılacak dikimlere önem verilmektedir. Ağaçlandırma alanlarında monokültürden kaçınmak için en az % 30 oranında yapraklı türlere yer verilmektedir. Bu oranın sağlanmasında doğal yapraklı türlerin gelişme özellikleri, yangına karşı dirençleri ve yetişme ortamı özellikleri dikkate alınmakta, mevcut yapraklı türlerin muhafazası ve yeni yapraklı tür dikimi suretiyle karışım sağlanmaktadır. Ağaçlandırma çalışmaları sırasında doğal flora ve faunanın oluşturduğu ekosistemin korunması ve geliştirilmesi amacına yönelik önlemler de alınmaktadır. Bu bağlamda; doğal vejetasyon içerisindeki endemik (sadece ülkemize veya o yöreye özgü) türler ile Ihlamur, Kestane, Ardıç, Yabani Kiraz, Alıç, Üvez, Porsuk, Şimşir gibi türlerin yanı sıra tıbbi ve hoş kokulu özellik taşıyan türler de münferit veya gruplar halinde muhafaza edilmektedir. Bunun yanında dere vejetasyonları da muhafaza edilmektedir.

Ülkemizde birçok özel sektör kuruluşu ve STK ağaçlandırma çalışmalarına katılmaktadır. Konya civarında yapılan ağaçlandırma çalışmaları dikkat çekmektedir. Konya Ticaret Borsasının “Konya’ya Bir Milyon Ağaç” ağaçlandırma projesiyle 2006’dan itibaren ceviz, badem, kiraz dikimine başlanmıştır. Ağaç yetişmesinin mümkün olduğuna dikkat çekilerek orman kurmanın önünü açmaya yönelik bir çalışmadır. Bu projeye paralel olarak tarım alanlarında kimyasal mücadeleye alternatif olarak “Biyolojik Mücadelede Ağaçlandırma Bilincinin Yaygınlaştırılması Projesi” yapılmıştır. Biyolojik mücadeleye araçlarından en önemlisi olan ağaçlandırmaya geçişte karşılaşılan en büyük eksikliğin ağaçlandırma bilinci eksikliğinin eğitim ve tarımsal danışman vasıtasıyla giderilmesi amaçlanmaktadır. Orman ağaçlandırma projesi olmayan bu çalışmada çok farklı bir amaç edinilmiş ve süne ile biyolojik mücadelede ağaçlandırmanın önemi konusu projenin ana temasını oluşturmaktadır. Bunun yanında Konya Karapınar TİGEM tarla kenarı ağaçlandırmaları günümüzde öne çıkan ve ülkemizin birçok zor yöresine örnek olacak çok önemli ağaçlandırmalardandır. Konya- Şeker Fabrikalarının yapmış olduğu ağaçlandırma projeleri ülkemizde gönüllü ağaçlandırma çalışmalarına örnek teşkil etmektedir. Bunun yanında birçok dernek, vakıf, sendika, okul ağaçlandırma çalışmalarına katılmaktadır.

Ülkemizde Özel Ağaçlandırma Çalışmaları da son zamanlarda çok yapılmakta olduğu görülmektedir. Bozuk vasıflı orman alanlarında ve boş orman topraklarında, Hazine arazilerinde, gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetindeki alanlarda Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından onaylanan proje doğrultusunda her türlü faydalanma ve korumanın ilgilisi tarafından yapılan çalışmalar olarak nitelendirilmektedir. Balıkesir İlinde birçok özel ağaçlandırma çalışması yapılmaktadır. Bu ağaçlandırmalarda daha çok tarımsal ormancılık anlayışıyla yatırımcıya gelir getirmesi amaçlanan ceviz, badem, kestane, antepfıstığı, menengiç, sakız ağacı, harnup, kuşburnu, defne, alıç, badem, mahlep gibi orman ağacı ve bitki türleri kullanılmaktadır.

Üretim amaçlı ağaçlandırma çalışmalarının yanında toprak korumaya, su dengesini sağlamaya veya rekreasyon ihtiyaçları karşılamaya yönelik çok amaçlı diğer ağaçlandırmaları da dikkate alma zorunluluğu vardır. Ağaçlandırma çalışmalarının erozyonu önleyici olmasının yanı sıra meskûn yerlerde rüzgâr, gürültü ve toz etkilerini azaltması, büyük sanayi kentlerinde havayı temizleyerek sağlığa katkı sağlaması da birer hizmet üretimidir. Nitekim ÇEM Genel Müdürlüğü Erozyonla Mücadele Eylem Planı, Yukarı Havza Sel Kontrolü Eylem Planı, Baraj Havzaları Yeşil Kuşak Ağaçlandırma Eylem Planı olmak üzere (2014-2017) üç adet Eylem Planı hazırlanmıştır.

Ülkede ormancılık sektöründe kamu ve özel kesim olarak yılda ortalama 21-22 milyon m3 odun ham maddesi üretimi yapılmaktadır(2014). Yurtiçi odun arz açığının kapatılması için 1986 yılından bu yana her yıl ortalama 1-1,5 milyon m3 endüstriyel odun ithalatı da gerçekleştirilmektedir.

Sonuç Olarak
Ağaçlandırma çalışmaları uzun yıllardır fidan üretim çalışmalarıyla kurumsal olarak devam etmektedir. Bu çalışmalar kurumsal olarak yine devam etmelidir. Marjinal alanlar, uzun yıllardır terkedilmiş sahipli sahalar, ihya edilmeyi bekleyen mera alanları, kamu alanları, sahipli olup ağaçlandırma isteyen sahalar, yol kenarı ağaçlandırmaları gibi alanlar ağaçlandırılmayı ve bunun için fidan üretimini beklemektedir.
Cumhurbaşkanlığı himayelerinde 21 Mart 2018'de Daha Yeşil Bir Türkiye Ağaçlandırma Seferberliği programı başlatıldı. Umarız daha çok çalışmalar yapılarak ülkemizin herbir tarafı bitkilendirilir ve fidan dikilerek ağaçlandırılır.

Kaynaklar;
1.      URL–1: URL: http://www.hayatnotu.com/ulkemizdeki-agaclandirma-calismalari.html. Erişim Tarihi: 12.10.2014.
2.      AGM, 2007. Ağaçlandırma Ve Erozyon Kontrolü Eylem Planı (2008-2012), T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı, Ankara.
3.      (Çetin, M., (2014) Ağaçlandırma Ve Erozyon Kontrolü Projelerinin Oluşturduğu Dışsallıkların Belirlenmesi: Balıkesir İli Örneği, Yüksek Lisans Tezi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Orman Mühendisliği Anabilim Dalı, Isparta).
4.      Çetin. M., (2015) Havza Rehabilitasyon Projelerinin Kırsal Kalkınmadaki Rolünün Değerlendirilmesi, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü Uzmanlık Tezi, Ankara, Ağustos 2015.


0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumunuz İçin Teşekkürler.. "

 
xvalid home sitemap atom