logo

12 Ekim 2018 Cuma

Dünyada Bahçe Sanatı (Bölüm-5)

Yazı dizimizin bu bölümünde Türk Bahçeciliği, Endülüs Bahçeciliği, Hint (Babür) Bahçeciliği Ve İngiliz Bahçesi Üzerine Değerlendirme yapmak gerekir. Çevremizde Türk gelenek ve göreneklerine, dini inançlara ve ihtiyaçlarına göre birçok Türk Bahçesinin özelliklerini görebilirsiniz. Milli Türk Bahçeciliği; Ergenekon’dan çıkan Türklerin Anadolu’ya taşıdıkları doğanın temsilcisidir.


İngiliz Bahçesinin önemini Belçika Brüksel’de sahafta onlarca farklı yayını görünce anladım. AVM’lerden bildiğimiz İngiliz Bahçesi özelliklerini onlarca farklı yayını görünce merak ettim. Onlarca yayın okudum. Çeşitli AVM’lerde English Home’a desen olmuş kısa vejetasyonu sebebiyle küçük fakat bin bir çiçekli ve oldukça renkli İngiliz Bahçesi özelliklerini görebilirsiniz. İngiliz naturalistik bahçe sanatı; genel olarak Fransız bahçesine alternatif olarak oluşturmuştur. Çimle kaplı alanlar, grup ağaçlar, bol çiçek, asimetrik yapı, gölet, yuvarlak Tepeli ağaçlar bulunmaktadır. Genelde manzarayı benimser.

İtalyan Rönesans bahçeleri Rönesans'ın başladığı Floransa'dan Roma'ya birçok İtalya şehrinde simetrik, sade gibi görünen, bol heykelli ve küçük süs havuzları bulunan bahçelerdir.

Fransız Barok bahçeleri; her ne kadar İtalya Rönesans ondan etkilenmiş olsa da Gotik esaslar üzerine inşa edilmişlerdir. Barok süslemeler ve çiçekler ağırlık basmaktadır. Şimşir, Porsuk, fıskiye, heykeller bu bahçelerde bulunmaktadır.

Uzakdoğu bahçe sanatı olarak da bilinir genelde Çin ve Japonya'da örnekler vermiştir. İkebana yani çiçek düzenleme sanatı, Bonsai yani özel tekniklerle ağaç budama önemli özellikleridir. Bahçe zemininde mozaikler göze çarpar. Yüksek taş duvar dikdörtgen havuzlar, kanallar, kıvrık çatılı haneler, ufak köprüler, çardaklar bu bahçelerin yapı taşlarını oluşturur.

Antik Mısır bahçe sanatı; denilince Nil ve firavunlar akla gelir. Mısır'da Bahçeler papirüsleri ya da duvarları resmedilmiştir. İçerisinde Palmiye, incir, akasyalar, su tesisleri ve bazen devasa havuzlar bulunmaktadır. Girişte kemerli bir kapı, bu kapının iki tarafında asma bulunmaktaydı Havuzlar bazen o kadar büyüktü ki kayıklarla ulaşılabilecek kadar devasa idi genelde simetrik olduğu bilmektedir.

İslam bahçe sanatı; Müslümanların cenneti olan özlemlerini yansımasıdır. Genel olarak nar, hurma ağaçları, fıskiyeler yerleştirmiştir. Bu anlamda en güzel nüveler Cami bahçelerinde görülebilir. Endülüs ve Babür Türk İslam medeniyetleri İslam bahçe sanatının örneklerini ihtiva etmektedir.

Endülüs Bahçeleri İber Yarımadasında zirveye çıkmış bu kültürü Fas ve İspanya programında inceleme fırsatı buldum. Kendine has renk ve kompozisyonu olduğunu söyleyebiliriz. Yüksek avlular içinde Çöl ekosistemi ile Akdeniz iklimine bir geçiş vaha diyebileceğimiz bu bahçelerde oluşturulmuştur.

Hint (Babür) Bahçeciliği konusunda çok kısaca şunu söyleyebiliriz; su ile ilgili yapılar merkeze alınır ve havuzlar, maslaklar ve havuzlar dikkat çekiyor. Suyun rahatlatıcı ve serinletici etkisi önemsenmiştir.

Millet Bahçeleri ve Doğa Kültürü Eğitimleri üzerine yazımız devam edecek.

Orman Yüksek Mühendisi
Mustafa Çetin

Doğa Kültürü Eğitimleri İçin bizimle irtibata geçebillirsiniz...

10 Ekim 2018 Çarşamba

Akdeniz'de Fıstık Çamı Ormanları

Fıstık çamı, çamgiller familyasından Ege, Akdeniz sahilleri, Portekiz, İspanya, İtalya, Girit ve Türkiye'de yayılış gösteren çam türüdür. Türkiye'de Bergama Kozak bölgesinde önemli ekonomik gelirler getirmektedir. Bilimsel adı: Pinus pinea'dır. Oldukça yağlı olan tohumları yenebilir ve halk arasında çamfıstığı olarak bilinir.

Karaçam, Kızılçam, Sarıçam, Sahil Çamı türleri içinde Odun Dışı Orman Ürünü olarak fıstığı gelir getiricidir. Akdeniz ülkelerinin birçoğunda yetişir. Fakat 19 YY da daha azken günümüzde yani 2018 de binlerce hektar tesis edilmiştir.

Akdeniz ormancılık kapsamında araştırmalarımız ve ilgimiz devam edecek. Bursa Teknik Üniversitesi Orman fakültesi tarafından düzenlenen 4 uluslararası Odun Dışı Orman Ürünleri sempozyumda İspanya'dan bir araştırmacının sunmuş olduğu makaleye göre aşağıda verilen harita ve veriler ışığında kısa bilgi yazı kalemi aldık.

Çam Fıstığı Ormanları Haritası ve Miktarı


1 Ekim 2018 Pazartesi

Tarımın Geleceği TİGEM, Ormancılığın Geleceği DKMP Olabilir

"Devletçilik, 1- Bir ülkenin kalkınmasının, gelişmesinin devlet girişimiyle, devlet eliyle olabileceğini öne süren görüş, öğreti. 2. Devletin, ekonomik yaşama doğrudan doğruya el attığı sisteme verilen ad" olarak bilinir.

Gıda Arzı güvenliğinin tehlikesi, çiftçilerin üretim alışkanlığının değişmesi..vb gibi tarımsal üretimde ve gıda arzı da sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu yüzden devlet gıda arzı güvenliğini yani gıda fiyatlarını ve stokları dengelemek için ithalatçı duruma düşmektedir. Bu anlamda tarımsal üretimi dengelemek için  Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin tarım ve tarıma dayalı sanayiinin ihtiyacı olan her türlü mal ve hizmetleri üretmek amacı ile 8 Haziran 1984 tarihinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın ilgili kuruluşu olarak kurulmuştur. Yani benim anladığım kadarıyla devletçilik politikasıdır ve son dönemde daha da faydası gün yüzüne çıkmıştır. Öyle ki daha fazla tarımsal üretimi devlet eliyle yani TİGEM ile yapılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

Peki ormancılık üretim konusunda OGM'ye ve doğa koruma konusunda DKMP'ye görev tanımlanmışken üretim harici tüm işletmeler neden bir kuruma verilmez? Yani ormancılık işletmeleri genel müdürlüğümüz olan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü neden kapanması konuşulur? Hükümet icraat olarak Millet Bahçesi kültürü oluşturmaya çalışırken Doğa Eğitimleri bizim camiada neden pek az konuşulur?

Milli Parklar Kurumu 60. Yaşında..

En yeni ismiyle Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü(DKMP) 1958 yılında özel statülü korunan alanlar(Milli Parklar, Tabiati Koruma Alanları, Sulak Alanlar...vb) korumak idare etmek, av ve yaban hayatı programlarını yürütmek geliştirmek, Biyoçeşitliliği zenginlestirmek amacıyla kuruldu. Bölge müdürlükleri ile bu statülü alanları idare ediyor. Genel Müdürlüğün birimleri ekteki şemada verilmiştir.

DKMP'ı Yeniden Yapılandırmada Tünelden Önceki Son Çıkış

 Millet Bahçeleri Projesi fikir babasını tanırım. O yüzden ufaktan onun düşüncelerine uygun Doğa Kültürü Eğitimi programları düzenliyoruz.  Belki de Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün son çıkış kapısı ekoturizm ve doğa turizmi anlamında tüm işletmeleri işletmek, Biyoçeşitliliği Korunan Alanları ve Milli Parkları korumak ve ihya etmek, Millet Bahçesi kültürüne uygun Doğa Kültürü Eğitimine daha da önem vermektir. Avcılığı bilen yani eli tüfek tutan bireyler yetiştirmek savaşta-barışta yapılabilecek en stratejik çalışma olduğunu düşünüyorum ki bu görev sadece askeriyenin olmamalı... Korunan Alan statüsündeki orman kaynaklarını ve biyoçeşitliliği korumak ancak devletçilik ilkesiyle sağlanabilir.

Özet Olarak;
Yeniden yapılandırma döneminde ve üretimin öneminin farkında olduğumuz şu günlerde TİGEM in önemi hergeçen gün artmakta ve ormancılık birimlerinde bu anlamda bir kurumun (yani DKMP'ın) güçlendirilmesi gerektiği gün yüzüne çıkmaktadır.

Orman Yüksel Mühendisi
Mustafa Çetin




Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Birimleri



19 Temmuz 2018 Perşembe

ORMANCILIK CAMİASININ GELECEĞİ

Orman Bakanlığı ile Tarım Bakanlığı Birleşti mı? Yoksa Orman Bakanlığı Tarım Bakanlığına Bağlandı mı?

Referandumla milletçe tasdik olunup 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı Ve Genel Seçimleri ardından yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk Bakanlar Kurulu özel sektör ve bürokrasiden 16 Bakanlığa bakan atanmasıyla oluşturuldu. Sonuç olarak 2011 yılında bakanlıkların yeniden yapılandırılmasıyla oluşturulan Orman ve Su İşleri Bakanlığı yerine 2018 Temmuz ayında Tarım Ve Orman Bakanlığı kuruldu. Tarım ve Orman Bakanımız olarak 10 Temmuz 2018 Salı günü görevi devralıp başlayan Sayın Dr. Bekir Pakdemirli’ye başarılar diliyor cenabı haktan kolaylıklar diliyorum. Tarım ve ormancılık politikalarımızı 2023'e, 2053'e, 2071'e beraber taşıyacağız inşallah…

Bazı tecrübeli abilerimiz ormancılık camiasının büyük tarım sektörü içeresinde yok olacağını dile getirdikleri için ilk önce kendim için bir yazı kaleme aldım. Uzun yıllardır OGM, DKMP, ÇEM, Özel Sektör, Akademi, Oda, Ormancılık Dernek ve Vakıfları, çeşitli bağımsız uzmanları takip eden biri olarak umarım bir yanlışlık yapmamışımdır. Esasen sulama işleri ve tarımsal üretim hizmetleri yani su ile toprak birleştirilmek istenmiştir0l . Şimdilik ana bina Eskişehir Yolu Bulvarındaki bina olarak görünüyor. Merkesi hizmet birimleri o binaya taşınıyor. Sen sayfası olarak www.tarim.gov.tr kullanılır oldu. Diğer yandan OSİB twitter sayfasına mülga ifadesi eklenirken @TCtarim sayfası aktif kullanılıyor. Bakanlık logosu şimdilik aşağıda taktim ettiğim gibi görünüyor.

Tarım sektörünün çeşitli meziyetleri olmasına karşın ormancılık sektörü ve kurumlarının çok önemli meziyetleri olduğunu dile getirebiliriz Bu noktadan şuna dikkat çekmek isterim ormancılık birimlerinin ve personelinin eşi bulunmaz dinamizmi ve benzersiz kurumsal disiplini çok önemlidir. Ormancılık personelinin sahadaki canlılığı ve bilgisi tüm sektörler ve kurumlar içerisinde dikkat çekmektedir. İşçisinden şefine, şefinden amirine ve uzmanına kadar karış karış adeta avucunun içi gibi arazi bilgisi oldukça ileri bir seviyede olduğumuzu göstermektedir. Eğer bir yerde talep veya sorun varsa o talep veya soruna en yakın olan çözüme en yakındır. Öyle arazi bilgisi ve kaabiliyeti olmadan burokrasiyle bu işler çözüme kavuşmaz. Ormancılar bu anlamda yola 1-0 önde başlıyorlar. Arı gibi çalışan bir hiyerarşi ile yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine en uygun kurumlar ormancılık camiasındadır.

Sadece son zamanlarda toplumun hassasiyetlerini ve duyarlılığına uygun hareket etmekten öte geçerek ormancılık birimlerini iş yapamaz hale getirilmesi ve tüm enerjisini orman yangınlarıyla mücadeleye harcaması meslek camiasınca tartışma konusu olmaktadır. Fakat yakın zamanda görüldü ki yangın büyümeden söndürülür. Bu konuda dünyaya örnektir.

Ormancılığın En Önemli Yapısal Sorunu
Ormancılığın en önemli yapısal sorunu kamuda amirlerin bilgi sistemlerine az güvenmesidir. Bir tıkla elde edilebilecek bilgiler resmi yazıyla en küçük birim olan işletme şefinden istenilmek ve gereksiz bürokrasi ve iş üretilmektedir. Orbis tam anlamıyla hayata geçirilip uygulandığında umarız ki birçok gereksiz iş kendiliğinden olmayacaktır. Fakat ilk önce teknolojiye karşı direncimizi kırmalıyız. Bu arada dairede neden bazı sen sayfalarına erişim kısıtı var hiç anlamış değilimdir. Mühendis adamın kafasında yüzlerce soru ve merak vardır ki arayıp bulması için websayfalarının açık olması gerekiyor.

Diğer bir yapısal Sorun da ormancılık özel sektörünün var olduğunun kabul edilmeyişi ve tamamen özgüven eksikliğidir. Bir-çok ormancılık uzmanı ormancılık sektörünün sadece kamu hizmetlerinden olduğunu kabul eder ki halbuki özel sektörde de bir is hacmi oluşmuştur. Ormancılık firmaları da aşağıda belirtilen konuların çoğuna yabancıdır. Üçüncü yapısal sorunu olarak da ormancılığın birimlerinin koordinasyona olan negatif yaklaşımıdır.

Hangi Konular Üzerinde Çalışmalı
Bu tartışmaya benzer bir örnek vererek yazımıza devam edelim. Hemen hemen her dönem Turizm sektöründe kültürün yok olacağı dile getirilir. Fakat kültürel varlığımız ve kültür adamlarının varoluşu buna nispeten var engel olur. Ormancılık sektörü de kendine başarı hikâyesi olan insanlar/kurumlar/firmalar üretmesi ve doğa kültürü ve/veya çölleşme eğitimi konularına eğilmesi, Millî Türk Bahçesi(Millet Bahçesi/Park Orman) ve Kanal İstanbul peyzajı konularında etkin ve yetkin bilirkişiler yetiştirilmesi, Afrika uzmanları yetiştirmesi gibi çalışmalar yürütmek zorundadır. DSİ gibi güçlü bir öncüsü olan Su sektörü ile uzun yıllar beraber çalışmasıyla önemli kazanımlar elde etmiştir. Bunun faydasını bundan sonra daha fazla görecektir.

Gıda temini arz güvenliği ve doğrudan hane etkisinden dolayı  tarım sektörünün ürün ve hizmetleri şüphesiz önemlidir. Fakat bazı ülkemize özgü sorunları (teknolojik eksiklikleri, istihdam ihtiyacı, göç varlığı, zor arazi yapısı gibi coğrafi özellikleri,... gibi) olmasından dolayı diğer sektörlerle entegre çalışmak  zorundadır. Diğer yandan üniversitelerde aynı fakültede olan orman, peyzaj mimarlığı, orman endüstri  bölümleri sektör içinde daha fazla bütünleşik ve eşgüdüm içinde olmalıdır. Özel sektörün önemini defaten altını çizmek gerekmektedir. Orman Mühendisleri Odası güzel bir sektör arama konferansı(ćalıştayı) yaptı. Bu çalışmanın raporu yayınlanacaktır.

Sürdürülebilir yapacak ve yakacak odun üretimi, nitelikli tohum ve boylu fidan üretimi, tarla ve yol kenarı ağaçlandırması, tarımsal ormancılık, kırsal vatandaşın küçük işlerini çözmeyi içeren Havza Rehabilitasyon Projeleri, gıda ormanı, ekoturizm, kent ormancılığı, en büyük karbon emisyonu sağlayan toprakla ilgili Toprak Karbonu çalışmaları, yapay zekâ içeren Arazi Bilgi Sistemleri, Kırsal kalkınma ve Kırsal Dönüşüm(Kırsal Rönesans), Afet Öncesi Projeler(sel, çığ, heyelan, taşkın, su/rüzgar erozyon, taş yuvarlanması) gibi konular konuşulmalıdır.

Sonuç yerine şunu ifade etmeliyiz ki ormancılık konusunda topluma mal olacak Orman Doğa Çölleşme konularında başarı hikâyesi olan adamlar yetiştirmeliyiz. Arazi bilgisini insana dokunacak şekilde anlatabilmeli ve diğer yandan teknolojik alt yapımızla bunu sayısallaştırabilmeliyiz. Katılımcılığı esas alan havza bazlı Rehabilitasyon Projeleriyle hem arazi ıslah çalışmaları ve hem de kırsal vatandaşın küçük işlerini çözmek ormancılar ve tarımcılar için daha da önem kazanacaktır, bunun üzerinde durulmalıdır.

Orman Yüksek Mühendisi
Mustafa Çetin

26 Haziran 2018 Salı

Kaplıca Baldo ve İğne Oyası Şehri Gönen

Gönen Balıkesir’in bir ilçesidir. Balıkesir’e 104 km uzaklıkta olup Bandırma ve Edremit'ten sonra çevre ilçelerden 3. büyük ilçedir(73 bin) ve Bandırma’ya 45 km uzaklıktadır. Milattan sonra 2. yüzyılda Şehrin adı 'thermi' mi yani "sıcak su şehri" olarak geçmektedir.

Gönen, Kaplıca ve baldo pirinç şehridir.

İlçe arazisi, genellikle ovalık ve dağlıktır. İlçe merkezinin, deniz seviyesinden yüksekliği: 33 metredir. Kaz dağlarından doğarak, ilçe merkezinden geçen “Gönen çay”ı, Marmara Denizine dökülür. Kaplıca sularının oranının yüksek olması nedeniyle, bu sular gerek şifa bulmak amacıyla ilgili tesislerde kullanılıyor ve gerekse, Gönen ilçesi içindeki 2500 civarındaki konutun ısıtma işlevlerinde jeotermal enerji olarak kullanılıyor.

TARİH KÜLTÜR
1877 yılları arasındaki Osmanlı-Rus savaşı sonrasında ise, #Balkanlar ve #Kafkaslardan gelen çok sayıda Türk göçmen, bu yöreye yerleştirilmişlerdir.

Ömer Seyfettin, 1884 yılında Gönen’de doğmuş, çocukluk ve gençliğinin ilk dönemleri burada geçmiştir. Bunun sonucunda ise: her yıl, Mart ayının ilk haftasında “Ömer Seyfettin Kültür Sanat Haftası” düzenlenmektedir.
Bölgede 1885 yılında Belediye teşkilatı kurulur. 1920 yılındaki Yunan işgali, 1922 tarihinde sona erdirilir. 1953 yılında ise Gönen’de büyük bir deprem meydana gelir ve 300 civarında insan ölür.

NEREYE GİDİLİR?
Ekşidere Dağ Ilıcası (Termal Turizm Merkezi):Gönen merkezine 10 km uzaklıkta Ekşidere köyünde bulunmaktadır. Deliçal Dağının eteklerinde yer alan bu kaplıcanın en önemli özelliği şifalı sularının hiçbir işlem görmemiş olmasıdır. Eşkidere Dağ Ilıcasına 2 km uzaklıkta Soğuk Su Ilıcası bulunmaktadır. Güzellik kaplıcası olarak anılan bu kaplıcanın suyu cilt ve romatizmalı hastalıkların tedavisinde etkilidir. Ayrıca yüzdeki sivilce ve kırışıklıklara da iyi gelmektedir.

Gönen Şehir Parkı: İlçe merkezinde bulunan park; 1953 yılında depremden sonra burada taşınan tarihi mezarlığın yerine yapılmıştır. Gönen çayının aktığı ve içinde asırlık çınar, söğüt, ıhlamur ve kestane ağaçlarını barındıran muhteşem bir parktır. Tüm termal tesislerin, pansiyonların, yöreye özgü iğne oyalarının satılan tezgahların ve yürüyüş yollarının bulunduğu görülmesi gereken bir parktır. Yemyeşil bu parkta keyifli zamanlar geçirebilirsiniz.

Dereköy Vadisi; Bandırma Gönen arasında Dereköy de ki Yeşil Vadide güveçte balık keyfi yapılabilir ve temiz oksijenin den faydalanabilir.

NE ALINIR?
Oya Pazarından; IĞNE OYASI
Dantel, kasnak nakışları vs. gibi elişleri yanında, sadece iğne ile yapılan ve muhteşem el emeği, göz nurun ve özveri isteyen sanat ürünleridir.

GÖNEN BALDO PİRİNCİ:
Baldo, iri ve dolgun taneli pirinç anlamına gelmekte ve Ilık suda yetişirmekte zengin toprakları sevmektedir.

NE YENİR?
🍲höşmerim tatlısı
🌲Güveçte kaşarlı alabalık
🧀Kelle peyniri


18 Haziran 2018 Pazartesi

Osmanlı’da Türk Bahçe Sanatı(Bölüm-4)


Osmanlı’nın en güzel Türk Bahçesi örneklerini İstanbul’da boğaza nazır bölgelerde görülür. Diğer yandan Minyatür ve Çini Eserlerde Türk Bahçe Sanatının özelliklerini görmek mümkündür. Saray Bahçeleri ve Kasırlarda halen örnekleri görüleceğini dile getirebiliriz. Akdeniz ülkesi olmamız hasebiyle Türk Bahçe Sanatı kendini geliştirecektir.

Selçuklular zamanında olduğu gibi Osmanlı Devleti’nde de bahçeler ve çiçekler hayatın her safhasını süslemeye devam etti. Çiçekler yalnız bahçeleri değil Osmanlı sanatının her türünü süsledi. Kitaplarda, çinilerde onlarca çiçek motifi kullanıldı. Padişahların kaftanlarında, gömleklerinde, askerlerin miğferlerinde, at başlıklarında lale motifleri kullanıldı.

Muhakak ki 1453'te İstanbul’un Fetihi’nden sonra Türk Bahçe Sanatının yeni gözde mekânı İstanbul'du. İstanbul'un her tarafında padişahlar için düzenlenmiş hasbahçeler vardı. Avrupa'da bahçe nedir bilinmezken padişahlar göz alıcı hasbahçelerde devlet işlerinin yorgunluğunu üzerlerinden atarlardı.
Adeta İrem Bağı; Has Bahçeler
Güzellikleri genellikle “İrem bağı gibi” diye tasvir edilen Osmanlı Hasbahçeleri’nin, yani padişaha ait olan bahçelerin başında saraylar gelir.
Osmanlı padişahının bahçeleri ne İslâm ne de Avrupa bahçelerine benzer. Osmanlı bahçeleri son derece özgür bir şekilde gelişim imkânına sahip olan mekânlardır. Kale içinde, bol suyu olan Bursa şehrindeki saray bahçesi, nehirler arasındaki özel bir alanda yaratılmış olan Edirne Yeni Saray bahçesi, üç taraftan denizle çevrili bir tepeden aşağı doğru yayılan Topkapı Sarayı bahçeleri, Marmara Denizi’ne biraz yüksekten bakan Üsküdar Sarayı bahçeleri veya Haliç kıyılarıyla Boğaziçi kıyılarındaki, sırtlarını tepelere dayamış olan ya da Küçüksu, Kâğıthane gibi dere kenarlarında suyun keyfini çıkaran Hasbahçeler bu özgür şekillenişin en güzel örnekleridir.
Türk Bahçe Sanatının altın Devri; Lale Devri
Osmanlı, İstanbul Boğazı ve Haliç kıyılarında üstün eserler verdiren bir dönem olarak boşuna Lale Devrini yaşamamıştır. İstanbul'da ki Türk Bahçe Sanatının en güzel örneklerinden olan Has Bahçelerin dışında dışında Çatalca, Silivri, Florya, Langa, Karabali (Kabataş'da), Kâğıthâne, Karaağaç (Sütlüce'de), Aynalıkavak, Ihlamur, Beşiktaş, Çırağan, Bebek, Baltalimanı, Emirgân, Kalender, Büyükdere, Fenerbahçe, Üsküdar, Beylerbeyi, Kuleli, Kandilli, Göksu, Çubuklu, Tokatköy, Beykoz ve Sultaniye bahçeleri vardı.

Millet Bahçeleri ve Doğa Kültürü Eğitimleri üzerine yazımız devam edecek. 

Millet Bahçesi nedir? (Bölüm-1): https://t.co/jROMrvPVDG

Doğada Nesli Tükenen İnsan İçin; Millet Bahçeleri (Bölüm-2): https://t.co/5QWUlE9J4n

Millet Bahçesinde Neler Olacak? (Bölüm-3); http://www.cetinadam.com/2018/06/millet-bahcelerinin-icindekileri-bolum-3.html?m=1

12 Haziran 2018 Salı

MİLLET BAHÇELERİNİN İÇİNDEKİLERİ (Bölüm-3)

Millet Bahçelerinin en önemli türü ağaçlardır. Daha sonra çiçekler, su yapıları ve özellikli mekan ve özel alanlardır. Tarih ve kültürümüzde eşsiz yeri olan tür ve sanat yapılarıyla bezenmelidir. Önce doğa kültürü konusunda zevki selim sahibi olmalıdır ve doğa kültürü eğitim turlarına düzenlemeli yada katılmalıdır.

AĞAÇLAR
·         Çınar (Devlet),
·         Servi (Ahiret),
·         Zeytin (Kutsiyet),
·         Meşe, Fıstık Çamı, Salkım Söğüt Ve Erguvan (Estetik),
·         Ihlamur Ve İğde (Koku),
·         Meyve ağaçları; Nar, elma, armut, badem, kiraz, hurma( trabzon), ayva, bahar dalları

ÇİÇEK, İçinde koku bahçesi ve şifalı bitkiler bölümü olmalıdır.
·         Gül (Muhammedi),
·         Lale (Tevhidi),
·         Sümbül (Tasavvufi),
·         Ak zambak, (soğanlı çiçekler) şakayık ve karanfil,
·         Mor Salkım (Mevlevi), Leylak,
·         Mahalli, yerli ağaç, bitki ve çiçekler; Karadeniz' de orman gülleri, Akdeniz’de maki vejetasyonundan zambakgiller… vs. olmalıdır.
·         Asma Bahçelerinde Üzüm Cinsleri olmalıdır.

SU YAPILARI;
·         Akar su, çağlayanlar, kaskatlar, selsebiller,
·         Fıskiyeli havuzlar,
·         Nilüfer Havuzları,
·         Maslaklar ve Su Yolları,
·         Kitabeli içme suyu çeşmeleri sanat yapıları yerleştirilmelidir.
MEKAN VE ÖZEL ALANLAR
·         Namazgah,
·         Şadırvan,
·         Çardaklı Bahçe Köşkü,
·         Camekanlı Kış Bahçesi (Limonluk),
·         Bahçe Kitaplığı Ve Sergi Salonu; Bahçe, ağaç, çiçek (flora) kitapları bulunmalıdır. Ayrıca kutsal kitaplardan ve şiirlerden seçmeler, sanatta hatlar, çiçekli ebrular vs ile ağaç, çiçek, böcek üzerine musiki eserler bulunmalıdır.
·         Çiçek, Fidan Tanıtım Ve Satış Yeri,
·         Eğitim Amaçlı Hizmet Yeri gibi özellikli mekan ve özel alanlar meydana getirilmelidir.

Tanzimat’tan sonra batı bahçe peyzajı tarzı içeresinde yurdumuza gelmiş, manolya, at kestanesi, palmiye, mimoza, akasya, sakura, pavlonya, lale ağacı, porsuk, ortanca… vs ağaç ve çiçekler (mesela lavanta, melissa, tobira) bu bahçelerde yeri ve önemi daha sonraki bir yazımızda ele alabiliriz. Tüm türler bir arada bir botanik bahçesi olarak ayrı birim kurulabilir. Bu kadar zengin bir bahçeyi anlamak için mevcut olan bahçeleri incelemek ve öğrenmek için Doğa Kültürü Eğitim Turları İçin Bizimle İletişime Geçebilirsiniz; 054434244883
Millet Bahçeleri ve Doğa Kültürü Eğitimleri üzerine yazımız devam edecek.
Orman Yüksek Mühendisi
Mustafa Çetin
Bilge Nesil Gençlik Bilişim Sanat Turizm Derneği
Ekoturizm ve Doğa Kültürü Eğitimleri Projesi


8 Haziran 2018 Cuma

Doğada Nesli Tükenen İnsan İçin; Millet Bahçeleri (Bölüm-2)


Milli Türk Bahçe Sanatının en önemli nüvesi olacak olan Millet Bahçelerinin ana amacı ve felsefesi betona boğulmuş, yüksek binalarla sarılmış şehirlere bir nebze olsun nefes aldırmak ve insanı doğayla buluşturmaktır. ‘Doğada Nesli Tükenen En Önemli Tür, İnsandır. Doğada kaybolan insanlığı doğayla buluşturmalıdır. Doğa Kültürü Eğitimleri yapılmalıdır.

Millet Bahçeleri ile şehir dışındaki ormanlara gidemeyenlerin (milletin) yanına, ayağına, yani şehir merkezlerine Millet Bahçesinde ağacı ve çiçeği getirmektir.

Eski dönemlerde İstanbul’da Gülhane, Sadabad, Has bahçeler, Paşa bahçeleri, Karabali, Feridun Bey Bahçesi, Emirgan, Kuleli, Yıldız, Çubuklu, Fenerbahçesi en güzel örneklerdir. Anadoluda yine Millet Bahçeleri olarak Hıdırlıklar, Mesire, Seyran Bağları, Hevsel Bahçeleri sıralanabilir.

Dünya’dan örnekler vermek gerekirse; Londra'da Kew Gardens 250 yıl önce yapıldı, Newyork'da The Central Park bu sene 160. yılını kutladı, Paris Boulogne Ormanlarında Bagatelle Parkı pek güzel örnektir. Türk Bahçeciliği yanında Endülüs Bahçeciliği, Hint (Babür) Bahçeciliği Ve İngiliz Bahçesi gibi bahçe kültürleri de önemlidir.

piknik alanları, park, bahçeler, seyfiyelikler, botanik parkları, arboretum, kent ormanları, koruluklar, bostanlar, gıda ormanları, bağlar farklıdır. Millet Bahçesi ise bunların hepsinden farklıdır.
Millet Bahçeleri ve Doğa Kültürü Eğitimleri üzerine yazımız devam edecek.

Orman Yüksek Mühendisi
Mustafa Çetin

Bilge Nesil Gençlik Bilişim Sanat Turizm Derneği
Ekoturizm ve Doğa Kültürü Eğitimleri Projesi

 
xvalid home sitemap atom